Retansiyon Nedir? İdrar Retansiyonu Nedir?

10/09/2018 - Sağlık

Retansiyon, kelime anlamı olarak “birikme, toplanıp kalma” anlamına gelmektedir. İdrar yollarında oluşan bir tıkanıklık veya idrarın tutulması durumlarında oluşan hastalığı anlatmak için kullanılmaktadır.

Retansiyon Kisti Nedir?

Retansiyon kisti, içi sıvı dolan kistin içine sinüslerin girmesi ile orada bir tıkanıklığın oluşması yoluyla oluşan kistlerdir.

Çok yaygın olarak görülen bir kist türü olup, “geride birikmeye bağlı” anlamı ile bilinen, üst solunum yollarındaki herhangi bir kanalın tıkanması sonucuyla oluşan yapılardır. Retansiyon kistleri büyük bir zarar ve önem taşımamaktadır ve uzun bir süre hastada fark edilmemektedir.

Fark edilmemesinin nedeni ise semptomlarının hemen ve yaygın olarak görülmemesinden kaynaklanmaktadır. Retansiyon kistinin fark edilmesi ve tanı koyulabilmesi için belirli bir büyüklüğe erişmiş olması gerekmektedir.

Büyüyen kist, vücutta çeşitli belirtiler oluşturarak hastada bazı şikâyetler oluşturmaktadır.

Retansiyon Kisti Belirtileri

  • Retansiyon kistinin en fazla görülen belirtilerinden biri; sinüslerde daralma, tıkanıklık yaratarak sinüzit hastalığının belirtilerini göstermesi şeklindedir.
  • Yüz bölgesinde dolgunluk hissi yaşanabilmektedir.
  • Baş ağrısına neden olmaktadır.
  • Diş ağrısı yaratabilir ve diş etlerinde de ağrı hissedilebilmektedir.
  • Retansiyon kisti ile yüzün farklı bölgelerinde ağrı hissedilebilmektedir.
  • Geniz akıntısına neden olmaktadır.
  • Sinüzitin belirtilerinden biri olan burun akıntısı ile görülebilmektedir.
  • Hastada sürekli olarak daralma hissi yaratmaktadır.
  • Eğilince baş kısmında oluşan basınç hissedebilir ve bu nedenle baş dönmesi yaşayabilmektedir.
  • Retansiyon kisti olan kişiler, nefes almakta güçlük yaşabilmektedir.
  • Nefesin kesildiğini hissettirmektedir.
  • Retansiyon kistinin yarattığı belirtiler arasında ağız kokusu da bulunmaktadır.
  • Tansiyonun çok hızlı değişmesi, aniden yükselip, aniden düşmesi gibi belirtilerde baş gösterebilmektedir.

Retansiyon Kistinin Tedavisi:

Retansiyon kisti uzun süre belirti vermediği için herhangi bir nedenden dolayı doktora başvurulması sonucunda yapılan testler ile ortaya çıkabilmektedir. Retansiyon kistinin tanısı koyulabilmesi için radyolojik olarak veya endoskopi yöntemi ile hasta muayene edilmelidir.

Retansiyon Kisti Nedir?  Tedavisi ve Belirtileri Neleridr?

Retansiyon kisti, ciddi bir hastalığın belirtisi olmadığı için öncelikle hemen tedaviye başlanmaz, gerek duyulmaz. Ancak kistin olduğu bölge belirli zaman aralıkları ile izlenerek, kistte değişme gözlenip gözlenmeyeceği kontrol edilir.

Retansiyon kisti genel olarak, karaciğer, pankreas, böbrek, diş kökü, meme, boyun ve ağızda görülmekte olup, bu yerlerde başka bir nedenden dolayı cerrahi müdahale yapılacaksa kistin alınması gerekir.

Retansiyon kisti iki şekilde alınır. Bunlardan biri cerrahi müdahale ile olurken, diğeri de endoskopik yöntem olmaktadır. Retansiyon kistinin ilaç ile tedavisi bulunmamaktadır. İlaç, yalnızca vücutta bir enfeksiyon olduğu durumlarda verilmektedir.

Kistin alınabilmesi için uygulanan ilk yöntem olan cerrahi müdahalede, hastanın yanağının yanında diş etinin bittiği yerde bir kesi atılır ve orada bulunan kemiğin ön duvarından bir pencere açılır. Açılan pencerenin içinden cerrahi ekipman ve aletlerle kiste ulaşılıp, çıkarılır. Atılan dikişler ise zamanla kendi kendine kaybolmaktadır.

Cerrahi müdahale sonrasında hastanın yanağında şişlik görülebilmektedir. Bu şişliklerin geçmesi için ilk gün belirli aralıklar ile buz torbası ile yanağa soğuk baskı yapılmalıdır. Şişliklerin ortalama geme süresi ise 1-2 hafta içinde olmaktadır.

Endoskopi yöntemi ile kistin alınmasında, endoskop, burnun içinden geçirilerek, sinüsün yan duvarında bir delik açılır. Bu deliğin içine belirli aletler geçirilerek kistin çıkarılması sağlanır.

Ancak cerrahi müdahale ile endoskopi yöntemi kıyaslandığında, endoskopi de kistin hepsi görüntülenemeyebilir ve bu nedenle kistin bir kısmı hastanın inde kalabilmektedir. Bu da endoskopi yöntemi ile yapılan müdahalenin kötü yanıdır.

Sinüzitin Sağ veya Solunda Retansiyon Kisti Olması

Sürekli olarak sinüzit geçiren kişilerde, sinüslerin bulunduğu bölgede retansiyon kistine rastlanmak olası bir durumdur. Sinüzitin birden fazla geçirilmesi ve uzun süre geçmemesi, retansiyon kisti oluşumunu etkilemektedir. Kistin sağ veya sol tarafta olması ise film çekilmesi ile tespit edilmektedir.

Retansyion Kistinin Boğazda Olması

Boğazda görülen retansiyon kisti, boğazın ve bademciklerin arka tarafında oluşup burada tıkanıklık yapabilmektedir. Boğazda retansiyon kistinin belirtileri arasında, boğaz ağrısı, boğazın gıcık olması, sürekli boğazı temizleme hissi ve baş ağrısı bulunmaktadır.

Boğazdaki retansiyon kisti, cerrahi müdahale ile orada bir kesi açılıp alınması ile tedavi edilmektedir. Boğazda retansiyon kistinin birden fazla tekrarlanması durumunda ise bademcikler alınabilmektedir.

Retansiyon Kistinin Dudaklarda Olması

Dudak kısmında retansiyon kistinin olması ile dudak ve yüz bölgesinde herhangi bir ağrı ve acı hissedilmemektedir.

Dudaklarda retansiyon kisti oluşması genellikle, dişleri ile dudaklarını sıkan kişilerde görülmektedir. Ayrıca piercing kullanan kişilerin dudaklarında da retansiyon kisti görülmektedir.

Retansiyon kistinin çoğu zaman vücuda bir zarar vermeyeceği bilinse de iç dudak kısmında oluşan retansiyon kistlerinin diğer bölgelerde oluşana göre daha fazla riski bulunmaktadır. İç dudakta oluşan retansiyon kisti, dudak bölgesinde kalıcı bir hasara neden olabilmektedir.

Retansiyon Kisti Nedir?  Tedavisi ve Belirtileri Neleridr?

Dudak kısmında kit olması ile oluşan belirtiler ise dudağın iç kısmında ağızda şişlik olması, dudağın iç kısmının renk değiştirmesi ve kist çevresinin mavi görünümlü olmasıdır.

Retansiyon Kistinin Tükürük Bezinde Olması

Tükürük bezlerinde retansiyon kistinin görülme nedenlerinin arasında, tükürük bezinin bir nedenden dolayı, hasar görmesi veya tükürük bezinin yakınlarında mukus toplanması nedeniyle olabilmektedir. Rüptüne salgı bezlerinden sıvı akması ile tükürük bezleri tıkanıp, retansiyon kistine sebebiyet verebilmektedir.

Tükürük bezlerinde oluşan retansiyon kistinde görülen belirtiler; konuşmada güçlük, çiğnemede zorluk ve yutkunmada zorluk olabilmektedir. Tükürük bezlerindeki kistin çıkarılması için cerrahi işlem uygulanıp, tükürük bezinin içinin boşaltılması veya komple tükürük bezinin çıkarılması gerekmektedir.

Retansiyon Kistinin Ses Tellerinde Olması

Retansiyon kistinin ses tellerinde görülmesi, özellikle şarkı söyleyen, şarkı söylemeyi kendine meslek edinmiş kişilerde, telefonla danışmanlık yapan kişilerde ve uzun süreli konuşmaya bağlı meslekler icra eden kişilerde görülmektedir.

Ses tellerindeki kist, mukus salgılayan bezin ses tellerinin yakınında olup onu tıkadığında oluşabilmektedir. Burada oluşan kistlerin oluşma nedeni, ses tellerinin düzgün bir şekilde kullanılmayışından kaynaklanmaktadır.

Ses tellerinde bir zorlama yaşanması sonucunda oluşabilmektedir. En çok görülen belirtileri ise sesin çıkmaması, ses kısıklığı ve boğazda tahriş hissidir. Ses tellerinde retansiyon kistinin tedavisi için kist olan bölgenin kesilerek açılıp, kistin oradan boşaltılması gerekmektedir.

Retansiyon Kistinin Bitkisel Yollarla Tedavisi

Her hastalığın olduğu gibi retansiyon kistinin de bitkisel yollar ile tedavi edilmesi veya belirtilerinin azaltılması mümkündür. Retansiyon kistinden dolayı tıkalı olan sinüslerin açılması için papatya buharı yöntemi uygulanabilmektedir.

Bu yöntemde kullanılacak olan malzemeler sadece 200 gram kadar kurutulmuş papatya ve 1 litre su olmaktadır. Dikkat edilmesi geren tek husus ise papatyaların çok uzun zaman önce kurutulmamış olması yani çok eski olmamasıdır.

Retansiyon Kisti Nedir?  Tedavisi ve Belirtileri Neleridr?

Bir litre suyun içine 200 gram kurutulmuş papatyalar atılır ve ocakta kaynatılmaya bırakılır. Kaynayan karışımın altı kapatılır ancak tencerenin kapağı açılmaz. Buhar cilde verileceği için ciltte bir kızarıklık veya yanma olmaması için yüzün bir tülbent veya ince bir örtü ile örtülmesi gerekmektedir.

Yüzün örtülmesinden sonra tencerenin kapağı açılır ve buharın yüzle temas etmesi sağlanır. Yüzün, bu şekilde buharın etkisi kaybolana kadar ve suyun ılıklaşana kadar buharı soluması gerekir. Bu işlem günde birkaç defa yüze uygulandığında, sinüs kanallarındaki tıkanıkların geçmesi muhtemeldir.


Paylaş:
Facebook Twitter WhatsApp Google+